Kredi Ödenmediğinde İcra ve Haciz Durumu
Aralık 25, 2018
Doğukan Kozba
Paylaş

Doğru anda başvurulduğunda kredi bir ihtiyaçtır. Ülkemizde ki krediler ile alakalı veriler ise bu durumun tersini kanıtlar nitelikte. Batık kredilerin 80 milyar TL’yi aşması birçok insanın doğru zamanda krediye başvurmadığının en büyük kanıtı. Krediler 3 ay boyunca ödenmediğinde ise yasal takip aşaması başlamaktadır. Bu aşamadan önce ki tek yol ise borçları yapılandırmaktır.

Krediyi çeken kişi banka ile iletişime geçerek borcu yeniden yapılandırıp aylık ödeme tutarını azaltabilir. Kişi yine de borcu ödeyemiyorsa bu noktada yasal takip devreye giriyor. Eğer kredi ipotekli ise krediye karşılık ipotek gösterilen mal varlığına bankalar el koyuyorlar. Kredilerde ipotek yoksa da eve ve iş yerine haciz gibi durumlarla karşılaşılabiliyor.

Kredi Borcunu Ödeyememe Durumu

Yasal takip sürecinin başladığını yukarıda yazmıştık. Kredi ödenmediğinde avukat borçlu kişi ile irtibata geçmektedir. Kişi devlet memuru ise veya düzenli gelire sahipse banka bu maaşın veya gelirin 1/4’üne el koymaktadır. Eğer kişinin üzerinde ev, araba, iş yeri veya arsa gibi taşınmaz mal varlıkları varsa da bunlara haciz işlemi yapılabilir.

Haciz sebebiyle birçok sorun ortaya çıktığı için ilk olarak maaşa el koyulur. Tabi ki bu noktada kredinin miktarı ve vade süresi de çok önemlidir.

Eve Haciz Durumu

Ödenmeyen kredilerde eve haciz gelmesi durumu ortadan kalkmıştır. Günümüzde kredisini ödeyemeyen birçok kişi mevcuttur ve eve haciz gelmesi durumunda aile bütünlüğü bozulduğu için bu durum ortadan kaldırılmıştır. Aile bütünlüğünün yanı sıra televizyon, çamaşır makinesi veya çeşitli ikinci el eşyalara el koymak bankalarında işine gelmeyen bir durumdur. Bu durumda kişinin aile bütünlüğü bozulmadan maaşın veya gelirin bir kısmına el koyularak bankalar tahsilat yaparlar.

Haciz ve Yasal Takibe Düşmemek

Bu duruma gelmemek için ise birçok farklı yöntem söz konusudur. İlk olarak yapılması gereken borç yapılandırma işlemidir. Kredi çekildiğinde kişi ayda 5000 TL gelir elde ediyorken zaman ilerledikçe bu gelir yarı yarıya düşebilir. Bu noktada da kredinin ödemesi zorlaşır. Bankalar ile irtibata geçerek aylık taksit tutarları azaltılmaktadır. Vade uzadığı için faiz miktarı artsa da yasal takibe düşmeden bu işleme başlamak daha mantıklı olmaktadır.

Yasal takibe düşmeden de yapılabilecek birçok farklı işlem vardır. Bu işlemlerden en önemli sahip olunan mal varlıklarını aktarmaktır. Eğer taşınmaz varlıklar kişi için önemli ise bu varlıklar güvenilen bir aile bireyine aktarılabilir. Tabi ki mal varlıklarının üzerinde ipotek olmaması şartı vardır. İpotekli mal varlıkları borç tutarı ödenmedikçe satılamazlar. Bu durumun ise yasal bir sorumluluğu bulunmamaktadır.